|
alit
Ziyaretçi
|
 |
« : Mart 25, 2008, 05:55:48 ÖS » |
|
Güzellik içersindeki çirkinlik!
Asırlar öncesi hatasız ve güzellikler diyarı denilen bir yer vardı ve bu diyarda muhteşem güzelliğe gölge düşüren hatta ağır bir çirkinlik getiren bir olay oldu acaba bu olay neydi ki ve günümüze kadar gelen hatta ileriye yönelik olan bir olaydı bu!
Konumuz birbirinden güzel olan iki insanın yapmis oldukları korkunç bir KAOS’un öyküsüdür.
Derin bir sevgi ve anlayış içersinde olan, bu birbirinden güzel olan iki insanın nasıl olurda günümüze değin gelen bir KAOS’u yaratmış oldular? Olay şöyle gelişmektedir: birbirini daha önceden hiç tanımamış olan öykümüzdeki iki insanın sonradan birbirlerini tanıyıp sanki asırlardır birbirlerine aşık ve bağlayıcı bir sevgi ile bağlanmışlarsa da yinede insanın yapısındaki BENCIL arzu ve düşünceler kendisini ortaya dökünce en güzel olanlar bile yani güzelliğinin en derini bile, bu durum karşısında güzelligini yitirmiş oldu!
Fakat konumuzun detayına geçmeden önce şimdiki çağımızın insanına bir göz atalım ki, o zaman konunun bizleri ne derece daha derinliklere götürdüğünü anlayabilelim.
Bugün karşımıza dikilen veya hergün otobüs, dolmuş durağında, iskelede defalarca karşılaştığımız ve yüzelerini bazen tanıdık gibi bazen de yabancı olarak gördüğümüz insanları ele alalım; bu insanların yüzlerine baktığımızda ya da kaçamak bir bakışla gözlerine baktığımızda neleri görebiliriz? Sevgiyi mi, Şevkati mi? Merhameti mi, ya da gerçek anlamdaki insan sevgisinde iç içe yaratılmışlığın izlerini mi?
Acınarak derim ki; görebileceğimiz bir tek şu vardir: derin Kaygılar ve Korkular!!!!
Neden? elbette ki, bunlar yeni değildirler hatta asırlar boyunca insanların ensesine çökmüs tipki ölüm nefesi gibidir, peki bunun adına ne diyelim, yani bunun elbette bir ismi vardir öyle değil mi sevgili okuyumucuz?
Bunun adına bencillik derim ben, tabi ki yanlızca bu değil çünkü bencillik kendi başına oluşan bir olay değildir ancak bencilliğin bir başı vardir ve bu başın adı ise Sevgi fakirliği demektir! SEVGİ FAKİRLİĞİ? Diyeceksiniz ki ya ben şimdiye kadar Türkçe olarak bu tür bir söz duymadım, evet bunda tamamen haklısınız ve haklı olabilirsiniz, ancak bunun bir açıklaması olmalıdır degil mi?
Elbette bunun bir açıklaması vardır, Söze fakirlikten başlayalım; Fakir insanlar geçimleri için bir arayış içersindedirler yani bir iş bulup çalışmak gündelik ekmeğini kazanması gerekir ve bu bedensel ihtiyacin yani zaruri bir ihtiyacın gereksinmesidir ve bu doğrudur ancak benim sözünü ettiğim fakirlikse dünyasal anlamda değildir çünkü insan parayı çalışır ve kazanır ama sevgiyi, insan ne yaparsa yapsın hiç bir zaman ve hiç bir şekilde de kazanamaz neden? Çünkü Sevgi kazanılmaz ancak bir armağan veya bir hediyedir. Sözü’mü şuraya getirmek istiyorum: yukarıda ki satırlarımda belirttiğim gibi, en güzel olanı nı "Tanrı insanı yaratmış olarak“ yani insanı, yine en güzel mükemmel olan yere Cennete koymuştur, ve bu yerin adına neden Cennet denilmiştir? Cennet derken neyi anlıyoruz? İşte bu her bir insanın bilmesi gerektiği ve hakkı olduğu bir şeydir. “Cennet Tanrı’nın bizzat Kendisinin orada bulunmasından kaynaklanır“ bundan dolayı da o yerin ismi Cennettir Kutsal ve Saf (Katıksız) olanıdır bu.
İşte burada Tanrı tarafından bizzat Tanrı’nın yüce elleriyle yaratılmış, kusursuz güzelliklerle dolu olan insan, Tanrı’ya isyan ederek Tanrı gibi olmayı arzuladıklarından dolayı, günahı hasıl eden oluşturan bu çirkin düşünceyle, insan bencilliğe kapılarak Tanrı’nın insana vermiş olduğu o kusursuz güzelliği öneme almadan çirkinliğe gözlerini dikmiştir.
İşte bu tıpkı geçmişte, çağlar boyunca olduğu gibi günümüzde de insanların yüreğinde hala hakimdir “Günah çirkinliği“ Sade olamayan daimi iğrençliklerle dolu ve karışmış olarak insan yüreğine hakimdir bunun şimdiki çağda ismi şudur PARA SEVGİSİ, evet Para sevgisi insanı SEVGİ FAKİRİ yapar, ben bunu şuna benzetiyorum insanın eline verilmiş olan bir fırsatı o insanın değerlendirememesidir işte buna içten acınırım çünkü Sevgi Fakirliğine düşen insanı Tanrı düştüğü yerde bırakmamıştır derin sevgi ve merhametlerle dolu Olan Tanrı yüce Oğlu Rab İsa Mesih’de kurtuluş olarak düşmüş olduğu Sevgi Fakirliğinden çekip çıkartarak Sevgi Zenginliğine erdirmiştir işte bundan dolayı insan sevgiyi asla hiç bir zaman kazanamaz ancak insana Sevgi Tanrı’dan Rab İsa Mesih adıyla verilen İnayettir, yani Tanrı armağanıdır, Mesih sevgisinde insan değişime uğrar daima çünkü Rab İsa Mesih’de artık o kişi yeni yaratılmış bir insandır, böylelikle insanın Adem ve Havva’nın vasıtasıyla getirmiş olduğu günah tohumu çürümüş ve onun yerini Rab İsa Mesih adıyla sevgiyi yeni yaratılmış, yeni insanı giyinmiştir. Artık geriye kaygıların ve korkuların üstesinden nasıl gelineceği konusunda çözümde verilmiş oldu.
Tanrı Sevgidir ve O’nda günah yoktur böylece İsa Mesih’e iman etmiş olanlara Tanrı yargısı yoktur (Ölüm yargısı).
Tüm bunlar daha iyi anlamak ve yakından izlemek hatta yaşamına almak istiyorsan sevgili okuyucumuz, tavsiyem şudur: hemen kendinize bir İncil tedarik ediniz ya da Internet’ten İncil okuyabilirsiniz.
Unutmayınız Tanrı insanların güzellik icersindeki çirkin olanı değil güzellik içersindeki olan en güzelliği yani Kutsallığı giyinmenizi istiyor.
Rab İsa Mesih sevgisi sizlerle olsun amin
AliT
Tekvin/Yaratılış 1:26; 3:1-24, Romalılar Mektubu 8:33-34, 1Yuhanna Mektubu 4:7-11
|